12.28.2016

ALPEM Podoloji Ayak Bakım Merkezi Sahipleri Pdl. Alper Bilgin ve Pdl. Emre Bakal ile Röportaj Yaptık

Bunu Paylaş!

Pdl. Alper Bilgin ve Pdl. Emre Bakal

Ülkemizde ilk kez eğitimine Kocaeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu'nda başlanan Podoloji programını 2016 yılı mezunları arasında yer alan Pdl. Alper Bilgin ve Pdl. Emre Bakal, eğitim ve öğretim dönemleri sonunda Podologluk Diploması'nı almaya hak kazanmış, ALPEM Podoloji Ayak Bakım Merkezi adıyla kendi işletmelerini İzmir'in Karşıyaka ilçesinde açarak hizmete başlamışlardır.


Önerilen Gönderi

Daha önce "Türkiye'nin İlk Podologlarıyla Röportaj Yaptık" başlıklı blog yazımızı okumadıysanız hemen göz atabilirsiniz.

Gönderiye Bak

ALPEM Podoloji Yanıtlıyor...

#1 Hem eğitim hem de iş sektöründe neden Podoloji’yi tercih ettiniz?
İlk olarak bölümün yeni, mezun sayısının az, mesleğin değerli ve önünün açık olması bizi bu bölüme yönelten nedenler oldu.
#2 Podoloji kliniği açmaya nasıl karar verdiniz?
Hemen hemen bütün Podoloji öğrencilerinin olduğu gibi bizimde hedefimiz kendi kliniğimizi kurmaktı. Hocalarımız ve podolog arkadaşlarımızla yaptığımız görüşmelerden sonra kendi kliniğimizi açmaya karar verdik. Ailemizin ve çevremizin verdiği destekle bu işe başlamış olduk.
#3 Podoloji kliniği kurarken en çok hangi noktalarda zorlandınız?
Piyasanın çok yeni olması ve seçeneklerin çok az olması sebebiyle uygun fiyatlara Podiatri malzemeleri bulmakta zorlandık.
#4 Ayak sağlığı için kliniğinize yeteri kadar istihdam oluyor mu?
Yeni açılmış olmamıza rağmen ilgi beklediğimizden yüksek, bulunduğumuz bölgede hasta potansiyeli fazla; hatta bazı zamanlar şehir dışından gelen hastalarımız bile oluyor. Özellikle diplomamızın olması insanlara güven sağlıyor.
#5 Gelecekle ilgili kaygınız var mı?
Açtığımız ilk günlerde kaygılarımız vardı; fakat gün geçtikçe artan hasta potansiyeli bütün kaygılarımızı alıp götürdü.
#6 Diğer Podoloji programı mezunları veya adaylarına klinik açmayı önerir misiniz?
Eğer böyle imkanları ve hedefleri varsa kesinlikle öneririz.
#7 Son olarak Podoloji programı öğrencilerine ve adaylarına önerileriniz var mı?
Bu mesleğin duyulmaya ihtiyacı var. İyi bir şekilde duyulması için de mesleği bilinçli bir şekilde yapabilen podologlara ihtiyacı var. Bu sebeple mesleğe gereken önemi vermeleri ve kendilerini sürekli geliştirmelerini öneriyoruz.
Alıntı: ALPEM Podoloji Ayak Bakım Merkezi olarak bizlere mesleki icraatimizin oluşmasında katkı sağlayan, desteklerini esirgemeyen başta Kocaeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu müdürü Yrd. Doç. Dr. Rüştü Taştan'a, Sağlık Bakım Hizmetleri Anabilimdalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ayfer Peker'e ve ülkemizin ilk podologları arasında yer alan İLMER Ayak Sağlığı Merkezi sahipleri Pdl. Merve Utlu ve Pdl. İlkem Kuruoğlu'na teşekkürlerimizi sunuyoruz.
- ALPEM Podoloji Ayak Bakım Merkezi Sahipleri



ALPEM Podoloji Ayak Bakım Merkezi

ALPEM Podoloji Ayak Bakım Merkezi, Pdl. Alper Bilgin ve Pdl. Emre Bakal'ın sahipliğini yaptığı ayak sağlığı üzerine hizmet veren bir bakım merkezidir. ALPEM Podoloji Ayak Bakım Merkezi'ne aşağıdaki iletişim bilgilerini kullanarak ulaşabilirsiniz.

Adres: Tuna Mah. Salah Birsel Sok. (Çarşı Akbank Sok.) Cankurt Apt. No: 74 Kat:1 Daire:2 Karşıyaka/İZMİR
Tel: 0 (232) 408 09 39 (Sabit)
Tel: 0 (531) 933 72 31 (GSM)
Tel: 0 (531) 233 08 62 (GSM)
Web Sitesi: www.alpempodoloji.com
E-posta: iletisim@alpempodoloji.com
Ayak hastalıklarınızda podologunuza danışmayı unutmayın.
Son Güncelleme: 28 Aralık 2016

12.15.2016

Günlük Ayak Bakımı

Bunu Paylaş!

Günlük Ayak Bakımının Önemi

Başta diyabetli bireylerde olmak üzere ayak sağlığı üzerinde gelişebilen patolojik tablolara karşı ayağın günlük kontrolü ve bakımı büyük önem taşımaktadır. Ayak sağlığı üzerindeki seyriyle toplumda sıkça rastlanan nasır, mantar, tırnak batması ve diyabetlilerde diyabetik yara gibi ağır tabloların önüne günlük ayak bakımı ile geçilebilir. Dolayısıyla günlük ayak bakımı ile birlikte yapılan kontrollerle de patolojik tablolara karşı podologlar tarafından erken müdahale fırsatı doğmaktadır.

Günlük Ayak Bakımında Yapılması Gerekenler

Günlük ayak bakımında başlıca yapılması gerekenleri şu adımlarla sıralayabiliriz:
#1 Gözlemleyin.

Ayaklar her gün gözle kontrol edilmeli, kesik, sıyrık, kızarıklık, ısı artışı, kaşıntı, mantar, kalınlaşmış sert deri bölgeleri (nasır), çatlak, olası kabarcıklar (su toplaması), tırnak ağrısı (tırnak batması) gibi bulgular yönünden gözlenmelidir. Diyabetli bireyler diyabete bağlı gelişebilecek komplikasyonlara karşı ayaklarını mutlaka değerlendirmeli ve giyilen çorapların, ayakkabıların içi kontrol etmelidir.

#2 Yıkayın. Kurulayın.

Ayaklar her gün ılık suyla yıkanmalı, suyun ısısı 36°C'yi geçmemeli, ayaklar yıkandıktan sonra parmak araları da dahil olmak üzere iyice kurulanmalıdır. Diyabetli bireylerde suyun sıcaklığına dikkat edilmeli, aksi halde ayak yanıklarıyla karşı karşıya kalınabilir. Suyun sıcaklığını anlamak için başka bir bireyden kontrol etmesi istenebilir, termometre kullanılabilir veya dirsek ile ısı kontrol edilebilir.

Yaralı Ayakların Temizliği: Ayakta yara bulgusu gözlenmiş ise yara bölgesi mümkün olduğunca ıslatılmamalı, ayağın diğer bölgeleri sabunlu bez ile silinebilir. İşlem sonu mutlaka durulama ve kurulama yapılmalıdır. Bu sayede yara bölgesi mümkün olduğunca korunurken enfeksiyona sebebiyet verecek risk grupları da ortadan kalkacaktır. Yara bölgesinin ıslanmaması çok önemlidir.

#3 Nemlendirin.

Ciltte kuruma, soyulma, döküntüleşme gözleniyorsa nemlendirici kremler dokuyu sağlıklı haline kavuşturabilir. Parmak arasına yapılan her türlü yıkama veya nemlendirici krem uygulamasında işlem sonu mutlaka nemlilik veya ıslaklık mantar tablosunu önlemek amacıyla kurulanmalıdır. Eğer bu bölgelerde mantar tanısı önceden konulmuşsa podolog kontrolündeki tedavi şekline riayet edilmelidir. Bu bölgede gelişen veya gelişme riski olan cilt mantarı tablosunun bulaşıcı özelliğinin olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla kullanılan çorap, terlik vb. eşyaların temizliği de önemlidir.

#4 Tırnaklarınızı düz kesin.

Ayak tırnaklarının kesimi oldukça önemlidir. Ayak sağlığı üzerinde gelişen en uzun süreli ve ağrılı tablolar tırnaklar üzerinde gelişmektedir. Dolayısıyla tırnak kesimi yapılırken derin kesilmemeli, tırnaklar her zaman düz kesilmelidir. Oval kesimin yapıldığı tırnaklarda batma riski artmaktadır. Eğer kesim esnasında kalınlaşma, kırılma veya batma gibi problemler gözleniyorsa mutlaka bir podolog muayenesine başvurulmalıdır. Batıklara yönelik ilk girişim podolog kontrolü olmalıdır. Cerrahi yöntemlerle çekimin veya parça alımının uygulandığı batık vakalarında tablonun tekrarlama ihtimalinin %90 olduğu unutulmamalıdır.

#5 Çoraplarınızı doğru seçin.

Günlük giyilen çoraplara da dikkat etmeli, sentetik çoraplar mantar enfeksiyonlarına sebebiyet verebilir. Sıkı çoraplar ayak dolaşımını olumsuz etkiler. Bu nedenle pamuklu, dikiş yerleri belirgin olmayan, terletmeyen, ayak bileğinizi sıkmayan çoraplar tercih edilmelidir. Yamanmış ve deliği olan çoraplar tercih edilmemeli, çoraplar günlük olarak değiştirilmelidir. Ayrıca diyabet hastalığı olan bireyler gümüş ipliğinden yapılmış diyabetik çorapları da kullanabilirler.

#6 Ayakkabınızı doğru seçin.

Ayakkabı seçimine dikkat edilmelidir. Tercih edilen ayakkabılar ayak bileğini tam kavramalı, hareket esnasında çıkmamalıdır. Ayakkabının kaplaması ayağı darbelerden koruyacak şekilde olmalı, kumaşı terletmemeli, ayrıca mümkün olduğunca ayağı havalandırabilir özellikte olmalıdır. Büyük ayakkabılar sürtünme, küçük ayakkabılar ise basınç oluşturması nedeniyle ayakta yara gelişimine sebep olabilir. Ayakkabının ön kısmı dar olmamalıdır. Seçilen ayakkabıda ayak parmakları rahat hareket edebilmeli, ayakkabının topuğu yüksek olmamalıdır. Yüksek topuklu ayakkabılar hem parmaklara hem de metatars bölgelerine olan basıncın artmasına sebebiyet verebilir. Dolayısıyla kaçınılmaz nasır ve batık tablolarının gelişme riski de artış gösterebilir. Özellikle diyabetli bireylerin ayakkabı seçimine dikkat etmeleri gerekmektedir. Diyabete bağlı gelişen nöropati, ayakta birçok noktada his kayıplarının gelişmesine sebep olur ve çoğu zaman diyabetli bireylerin doğru ayakkabıyı seçmesi bu durumda zorlaşır. Eğer podolog tarafından uygun görülen bir tabanlık kullanılıyorsa mutlaka tercih ayakkabıda tabanlık denenmeli, tabanlığa bağlı ayakkabı dar olmamalıdır. Ayakkabı seçimlerinde mevsim şartları ve kullanım amaçları da mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Kışın ayakkabı dahilinde mutlaka çorap da kullanılmalıdır.

#7 Hareket edin.

Ayaktaki kan dolaşımını arttırmak, uygun seviyede tutmak önemlidir. Dolayısıyla kan dolaşımını arttırmak amacıyla günlük ayak egzersizleri, yürüyüş, koşu gibi aktiviteler yapılabilir. Ayakta herhangi bir nedenden dolayı (diyabetik yara, charcot deformitesi, ayağın ileri derecedeki şekil ve yük bozukluğu gibi) podolog veya ilgili tabip tarafından hareket kısıtlılığı önerilmiş ise aktivite tercihleri planlanan tedaviyi riske atmayacak şekilde yapılmalıdır.

Ayak hastalıklarınızda podologunuza danışmayı unutmayın.
Son Güncelleme: 15 Aralık 2016

12.07.2016

12.03.2016

Cerabral Palsy'de Ayak Sorunları

Bunu Paylaş!

Cerebral Palsy Nedir?

Cerebral Palsy (beyin felci), bebeklikte ya da çocukluk çağının başlarında ortaya çıkan, vücut hareketlerini ve kas koordinasyonunu kalıcı şekilde etkileyen; fakat zaman içinde kötüleşme sergilemeyen bir dizi nörolojik bozukluktan herhangi birini tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

Cerebral Palsy'li Çocuklarda Ayak Sorunları Gözlenir

Serebral Palsy'li (SP) çocuklarda gastroknemius ve soleus kaslarındaki spastisiteye bağlı olarak sıklıkla ayak bileği ekin deformitesi gelişir. Ayrıca kalluslar gelişim gösterir ve bunun devamında ülserasyon oluşur. Spastisitenin neden olduğu bu dinamik deformitenin küçük yaştaki çocuklarda (1-6 yaş) erken tedavisi çok önemlidir.


Dinamik ayak bileği ekin deformitesinin konservatif tedavisinde alçılama, fizik tedavi, ayak bileği ortezi verilir. Yürüme analizi yapılarak ayağına uygun tabanlık yapılır. Ayak deformitesi tedavi edilir, kalluslarla oluşan ülserler de Podolojik yöntemlerle podologların kontrolünde tedavi edilir.
Ayak hastalıklarınızda podologunuza danışmayı unutmayın.
Son Güncelleme: 03 Aralık 2016

11.04.2016

Diyabette Doğru Ayakkabı Seçimi ve Önemi

Bunu Paylaş!


Önerilen Gönderi

Bu gönderinin içeriğine göz atmadan önce diyabet hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyebilirsiniz. "Diyabet Nedir?" başlıklı blog yazımıza göz atabilirsiniz.

Gönderiye Bak

Diyabet ve Ayak

Vücudumuzun birçok noktasında olumsuz etki bırakabilen ve ömür boyu sürenliği ile bilinen, günümüzde gün geçtikçe sayısının arttığını gözlemlediğimiz diyabet hastalığı, en büyük komplikasyonlarını ayak sağlığı üzerinde gösteriyor. 2015 yılı itibari ile ülkemizde her 3 diyabet hastasından 2'sinde diyabete bağlı ayak sorunlarının yaşandığı gözlemleniyor. Bunun sebebi olarak diyabet hastalığının vücudun savunma mekanizmasını düşürmesi ve ayakların vücudun en çok temas halinde olan, en çok baskı ve travmalara maruz kalan organın olduğunu, buna bağlı diyabetik yara risk faktörlerinin bu bölgede çoğunlukta geliştiğini söyleyebiliriz.

Ayağın çeşitli noktalarında genellikle yanlış ayakkabı seçimine bağlı olarak kızarıklar oluşur ve temelinde bu kızarıklıkların sebebi oluşan baskı ya da sürtünmeden kaynaklıdır. Baskı veya sürtünme devam ettikçe ayağın ilgili noktası zamanla kalınlaşmaya başlar, sarımtırak bir hal alır ve nasır tablosu belirti gösterir. Tüm bu süreç normal bir bireyde bu şekilde seyrederken diyabetli bireylerde iki kat daha hızlı seyreder ve nasırın devamında iyileşmesi güç diyabetik yaralar meydana gelir. Eğer ki oluşan baskının önüne geçilmezse ileriye dönük geri dönüşü olmayan doku kayıpları gözlenebilir ve hatta bu tablo ampütasyona kadar ulaşabilir. Dolayısıyla diyabetli bireyler ayakkabı seçimin oldukça seçici davranmalı, ihmalkâr olmamalıdır.

Diyabette Doğru Ayakkabı

Ayakkabıların asıl görevi ayağı korumak, ayaktaki ısı dengesini sağlamak ve kimi zaman ayağın hareketine yardımcı olmaktır. Bu düşünceden yola çıkılarak günümüzde çeşitli aktivitelerde kullanılan, farklı türleri bulunan ayakkabılar bulunmaktadır. Örneğin bir spor ayakkabısı esnekliğin ve hareketliliğin bol olduğu bir aktivitedeki kullanıma yönelik tasarlanırken kışın tercih edilen botlar ise daha kalın, ayağı sıcak tutan ve daha kalın tabanlara sahip olacak şekilde tasarlanır. Peki bu kadar çeşit ayakkabı varken diyabette ayakkabı seçimi nasıl olmalı, tercih edilecek ayakkabıda nelere dikkat edilmeli? Bunları başlıklar halinde inceleyelim:



Ayak hastalıklarınızda podologunuza danışmayı unutmayın.
Son Güncelleme: 04 Kasım 2016