12.07.2016

12.03.2016

Cerabral Palsy'de Ayak Sorunları

Bunu Paylaş!

Cerebral Palsy Nedir?

Cerebral Palsy (beyin felci), bebeklikte ya da çocukluk çağının başlarında ortaya çıkan, vücut hareketlerini ve kas koordinasyonunu kalıcı şekilde etkileyen; fakat zaman içinde kötüleşme sergilemeyen bir dizi nörolojik bozukluktan herhangi birini tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

Cerebral Palsy'li Çocuklarda Ayak Sorunları Gözlenir

Serebral Palsy'li (SP) çocuklarda gastroknemius ve soleus kaslarındaki spastisiteye bağlı olarak sıklıkla ayak bileği ekin deformitesi gelişir. Ayrıca kalluslar gelişim gösterir ve bunun devamında ülserasyon oluşur. Spastisitenin neden olduğu bu dinamik deformitenin küçük yaştaki çocuklarda (1-6 yaş) erken tedavisi çok önemlidir.


Dinamik ayak bileği ekin deformitesinin konservatif tedavisinde alçılama, fizik tedavi, ayak bileği ortezi verilir. Yürüme analizi yapılarak ayağına uygun tabanlık yapılır. Ayak deformitesi tedavi edilir, kalluslarla oluşan ülserler de Podolojik yöntemlerle podologların kontrolünde tedavi edilir.
Ayak hastalıklarınızda podologunuza danışmayı unutmayın.
Son Güncelleme: 03 Aralık 2016

11.04.2016

Diyabette Doğru Ayakkabı Seçimi ve Önemi

Bunu Paylaş!


Önerilen Gönderi

Bu gönderinin içeriğine göz atmadan önce diyabet hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyebilirsiniz. "Diyabet Nedir?" başlıklı blog yazımıza göz atabilirsiniz.

Gönderiye Bak

Diyabet ve Ayak

Vücudumuzun birçok noktasında olumsuz etki bırakabilen ve ömür boyu sürenliği ile bilinen, günümüzde gün geçtikçe sayısının arttığını gözlemlediğimiz diyabet hastalığı, en büyük komplikasyonlarını ayak sağlığı üzerinde gösteriyor. 2015 yılı itibari ile ülkemizde her 3 diyabet hastasından 2'sinde diyabete bağlı ayak sorunlarının yaşandığı gözlemleniyor. Bunun sebebi olarak diyabet hastalığının vücudun savunma mekanizmasını düşürmesi ve ayakların vücudun en çok temas halinde olan, en çok baskı ve travmalara maruz kalan organın olduğunu, buna bağlı diyabetik yara risk faktörlerinin bu bölgede çoğunlukta geliştiğini söyleyebiliriz.

Ayağın çeşitli noktalarında genellikle yanlış ayakkabı seçimine bağlı olarak kızarıklar oluşur ve temelinde bu kızarıklıkların sebebi oluşan baskı ya da sürtünmeden kaynaklıdır. Baskı veya sürtünme devam ettikçe ayağın ilgili noktası zamanla kalınlaşmaya başlar, sarımtırak bir hal alır ve nasır tablosu belirti gösterir. Tüm bu süreç normal bir bireyde bu şekilde seyrederken diyabetli bireylerde iki kat daha hızlı seyreder ve nasırın devamında iyileşmesi güç diyabetik yaralar meydana gelir. Eğer ki oluşan baskının önüne geçilmezse ileriye dönük geri dönüşü olmayan doku kayıpları gözlenebilir ve hatta bu tablo ampütasyona kadar ulaşabilir. Dolayısıyla diyabetli bireyler ayakkabı seçimin oldukça seçici davranmalı, ihmalkâr olmamalıdır.

Diyabette Doğru Ayakkabı

Ayakkabıların asıl görevi ayağı korumak, ayaktaki ısı dengesini sağlamak ve kimi zaman ayağın hareketine yardımcı olmaktır. Bu düşünceden yola çıkılarak günümüzde çeşitli aktivitelerde kullanılan, farklı türleri bulunan ayakkabılar bulunmaktadır. Örneğin bir spor ayakkabısı esnekliğin ve hareketliliğin bol olduğu bir aktivitedeki kullanıma yönelik tasarlanırken kışın tercih edilen botlar ise daha kalın, ayağı sıcak tutan ve daha kalın tabanlara sahip olacak şekilde tasarlanır. Peki bu kadar çeşit ayakkabı varken diyabette ayakkabı seçimi nasıl olmalı, tercih edilecek ayakkabıda nelere dikkat edilmeli? Bunları başlıklar halinde inceleyelim:



Ayak hastalıklarınızda podologunuza danışmayı unutmayın.
Son Güncelleme: 04 Kasım 2016

10.10.2016

12. Diyabete Bakış Sempozyumu Bu Yıl 6-9 Ekim Tarihleri Arasında Trabzon'da Düzenlendi

Bunu Paylaş!

Sempozyum Hakkında

Diyabet, Obezite ve Beslenme Derneği tarafından düzenlenen, bu yıl 12.'si gerçekleştirilen Diyabete Bakış Sempozyumu 6-9 Ekim tarihleri arasında Trabzon'da gerçekleştirildi. DİOBES (Diyabet, Obezite ve Beslenme Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva, sempozyum davetinde şu cümlelere değindi:
Alıntı: Değerli Arkadaşlarım,
bu yıl Diyabet, Obezite ve Beslenme Derneği'nin düzenlemekte olduğu Diyabete Bakış Sempozyumları'nın 12.'sinde Trabzon'da birlikte olmayı planlıyoruz. Derneğimizin çok ilgi gören ve hekimler tarafından merakla beklenen bu toplantılarını destekleriniz ile sürdürmekteyiz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da programda yer alacak konuları belirlerken günceli ve hekimlerden gelen geri bildirimleri göz önüne aldık. Klasik tanı, takip ve tedaviye ilişkin tüm konuların yanı sıra yeniliklere de yer verdik. Ayrıca sözlü bildirilere öncelik vermeyi ve aktif poster sunumları ile bilimsel çalışmaları desteklemeyi amaçladık. Bu yıl 6-9 Ekim 2016 tarihlerinde Trabzon'da düzenlenecek olan 12. Diyabete Bakış Sempozyumun da bizimle beraber olmanız dileği ile... Sizleri Sempozyumumuza bekliyoruz...
Saygılarımla.

Kocaeli Üniversitesi'nden 4 Bildiri

Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Diyabet Polikliniği Podoloji Ünitesi'nde ve Podoloji'nin mesleki eğitiminde görevli Yrd. Doç. Dr. Ayfer Peker, sempozyum programının "Diyabetik Ayak'ta Tanı, Tedavi ve Korunma" başlıklı oturumunda diyabette Podoloji'nin önemine değinen sunumunu yaptı. Diyabet hastalarında birçok ayak hastalığının beraberinde diyabetik ayak riskini de teşkil ettiği, bunun yanı sıra diyabette ayak sağlığının korunmasına yönelik nasıl bir girişim yapılabileceğine değinen Yrd. Doç. Dr. Ayfer Peker, Podoloji girişimler ile diyabete bağlı bir çok ayak sorunun giderebildiği, korunabildiği ve tedavi edilebildiğini belirtti. Bunun yanı sıra Podoloji eğitiminin kurulmasında rol alan Prof. Dr. İlhan Tarkun oturum başkanlığında görev alırken, Prof. Dr. Berrin Çetinarslan, Prof. Dr. Zeynep Cantürk ve Hemşire Yeliz Demirhan da sempozyuma eşlik edenler arasında yer aldı.



Ülkemizin ilk podologları arasında yer alan Pdl. Dilek Okumuş ve Pdl. Yeliz Sancar da sempozyumda yaptıkları bildirilerle renk kattı. Diyabete bağlı gelişen ayak komplikasyonlarında podologların önemi bu sempozyumda Kocaeli Üniversitesi tarafından bir kez daha vurgulandı.
"Türkiye'nin İlk Podologları" hakkında daha fazlasını görün.



Sempozyuma ait Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Diyabet Polikliniği Podoloji Ünitesi tarafından sunulan bildirilerin başlıkları şu şekilde:

Callus ve Cornların Podolojik Tedavi Yöntemleriyle Sağaltımı Yrd. Doç. Dr. Ayfer Peker Tırnak Batmasının Podolojik Yöntemlerle Sağaltımı Pdl. Dilek Okumuş Diyabetik Ayak Ülserlerinin Tedavisinde Podolojik Yaklaşımlar Pdl. Yeliz Sancar Standart Bakım Verilen Diyabetik Ayak Ülserlerinin Tedavisinde Sosyal Destek ve Umudun Etkisi Yrd. Doç. Dr. Ayfer Peker
Ayak hastalıklarınızda podologunuza danışmayı unutmayın.
Son Güncelleme: 29 Ekim 2016

9.19.2016

Podoloji 5. Yılını Kutluyor!

Bunu Paylaş!

Podoloji'nin Kuruluşu

Podoloji ile ilgili çalışmaların temeli ülkemizde ilk kez 1997 yılında merhum Kocaeli Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Baki Komsuoğlu'nun fikirleriyle ortaya atılmıştır. Lâkin zamanın şartları böyle bir adımın atılmasına engel olmuş, Komsuoğlu'nun bu fikrinin aksaklığa uğramasına neden olmuştur. 2011 yılında fikrin tekrar gün yüzüne gelmesiyle Kocaeli Üniversitesi bünyesinde Danimarkalı Podiatrist Kirsten Larsen'in de katılımıyla 16 Kasım tarihinde "Podologluk Eğitimi Hazırlık Çalıştayı" düzenlenmiştir. Ülkemizde Podoloji ve Podiatri eğitimlerini, podologların ülkemize kazandırılmasını hedef alan çalıştayda Prof. Dr. Şükrü Hatun, Prof. Dr. Berrin Çetinarslan, Prof. Dr. İlhan Tarkun, Prof. Dr. Zeynep Cantürk ve Yrd. Doç. Dr. Rüştü Taştan çalıştaya öncülük eden isimler arasında görev almıştır.

Çalıştayda alınan karar ile Danimarka'da Podoloji ve Podiatri eğitimlerini gözlemlemek, araştırmalar yapmak ve elde edilen raporları ülkemize sunmak üzere Podoloji eğitiminin ülkemizdeki temelini oluşturan Yrd. Doç. Dr. Ayfer Peker görevlendirilmiştir. Bunun üzerine ülkemizde Podoloji eğitimi çalışmaları hız kazanmış ve 20 Eylül 2012 tarihinde ilk eğitim ve öğretim dönemi başlamıştır.

Podoloji'nin İlkleri

Podoloji adına yaptığı çalışmalarıyla ilklere imza atan Kocaeli Üniversitesi nitelikli ilk mezun podologlarını 2014 yılının Haziran ayında mezun etmiştir. Ülkemizin ilk podologları olan Pdl. Merve Utlu, Pdl. İlkem Kuruoğlu, Pdl. Gülşah Duru, Pdl. Dilek Okumuş ve blog yazarlarımızdan Pdl. Yeliz Sancar ülkemizde Podoloji'nin toplumsal farkındalık bilincinin oluşturulması amacıyla sağaltım hizmetlerine başlamışlardır.
"Türkiye'nin İlk Podologları" hakkında daha fazlasını görün.

Podoloji 5. Yılında

Günümüzde Podoloji programının 2 kamu (devlet), 1 vakıf ve 1 özel olmak üzere toplamda 4 üniversitede eğitimi verilmektedir. 20 Eylül 2016 tarihi itibari ile ülkemizde 30'a yakın mezun olmuş podolog bulunmaktadır. Podoloji'nin sanal ortamdaki yüzü olan Podoloji Türkiye blog sitesi olarak Podoloji adına nice gelişmelerin yaşanmasını temenni ediyoruz, günümüz kutlu olsun!
Ayak hastalıklarınızda podologunuza danışmayı unutmayın.
Son Güncelleme: 19 Eylül 2016