P D T

Yükleniyor

Düşük ayak, ayağı bilekten yukarıya doğru kaldırmanın zorlaşması veya tamamen kaybolmasıdır. Düşük ayak problemi olan kişi, yürürken ayak parmaklarını yerden kaldıramadığı için parmaklarını yerde sürüyerek yürüyebilir. Düşük ayak problemi hastanın yürümesini yavaşlatır, bozar ya da engeller ve düşme sebebi olabilir. Ayağın kaldırılması gereken durumlarda merdiven çıkma, yokuş tırmanma ve yumuşak yüzeylerde yürüme gibi aktiviteler zorlanarak yapılır. Bütün bu engeller, kişinin hareket açıklığını, günlük yaşamanı ve yaşam kalitesini bozar.

Sebepleri

Ayak düşüklüğü, peroneal sinir zedelenmesine veya peroneal sinire giden iletinin kesilmesine bağlı olarak meydana gelir. Peroneal sinir, dizin dış yan alt kısmından bacağın dış yanı boyunca ayak bileğine kadar giden sinirdir ve yürüme yeteneğinde ayağın uygun zamanda doğru yönde kaldırılmasından sorumlu olan kasların kontrolünü sağlar. Bu kontrol görevinin yeterli şekilde sağlanamadığı durumlarda, genellikle parmaklar yerde sürüklenir ve ayak bileği dışa doğru, içe doğru hareket ettirilemez ve ayak yerden kaldırılamaz. Bu durum düşük ayak olarak tanımlanır.

Düşük ayak problemine;

  • beyin kanaması,
  • inme,
  • beyin tümörleri,
  • damar tıkanıklıkları,
  • Multipl Skleroz (MS),
  • beyin ve omurilik bölgesinin hastalıkları,
  • Cerebral Palsy (CP),
  • kazalara,
  • düşmelere,
  • tümörlere bağlı omurga yaralanmaları,
  • bel fıtığı,
  • bel bölgesi yer kaplayan lezyonlar,
  • operasyonlar ve epidural enjeksiyonlar,
  • yanlış yapılan iğneler,
  • sinire bağlı kurşun yaralanmaları,
  • tamamen veya kısmen sinir kesilmesi,
  • nöropati,
  • diyabet,
  • ailevi geçişli hastalıklar,
  • ilaçlar veya diğer faktörler ile meydana çıkan zehirlenmeler,
  • Kompartman Sendromu,
  • Guillain Barre Sendromu,
  • Kauda Ekuina Sendromu

gibi faktörler sebep olabilir.

Belirtileri ve Teşhisi

Düşük ayak teşhisinde fizik muayenede, topuk vuruşu olmaz, ön ayakla yere basma, topuk vuruşu sonrası ayağın yere kontrolsüz olarak çarpması, tam basmada mediolateral denge olmaz, ayak yerden kesilemez, parmaklar yere sürtünür, ayağın yere takılması, kompansatuar kalça fleksiyonu, karşı tarafta parmak ucuna basma, yürümede bozukluk, duyusal değişiklik, ayakta şekil bozukluğu, bacak kısalığı, diz kalça sorunları ve cilt sorunları gibi belirtiler görülür.

Podolojik Yaklaşım

Düşük ayak tedavisinde öncelikle bu duruma neden olan patolojinin teşhisi konulup çıkan sonuca göre tedavi planlanır. Düşük ayak tedavisinde en yaygın kullanılan yöntem ortezler, afolar diye adlandırılan özel ayak koruyucuları ve podoloğun ayağa uygun belirli analizler sonucunda hazırladığı tabanlık kullanılır (Podolog bir ortopedist ile iş birliği içinde çalışır). Ayrıca fonksiyonel elektrik stimülasyonu cihazları, sadece birinci motor nöron hastalıklarına bağlı düşük ayak probleminde fayda sağlar ve uygun hastalarda kullanıldığında doğal yürümeyi gerçekleştirir. Tabanlık hastanın, hastalığının durumuna göre planlanır.
Eklem açıklığını sağlamak ve sürdürmek, destek sağlamak, kas gücünü arttırmak ve motor gelişimini normale döndürmek için fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavisi gereklidir. Düşük ayak probleminde, bu duruma neden olan hastalıkların varlığı tespit edilir ve tedavisi buna yönelik yapılır.

Düşük ayak nedeni ile ayağın şekil bozukluğuna bağlı olarak tırnak batması, çekiç ve pençe parmak, başparmak eğriliği gibi patolojik tablolar da gelişebilir. Diyabetli hastalar bu durumda risk altındadır.

Düşük Ayakta Çekiç ve Pençe Parmağın Tedavisi: Erken müdahale ile deformite tablolarının ileri safhalara ulaşmaları önlenebilir. Silikon aparatlar, parmak bantları, tabanlıklar bu vakalarda tercih edilen koruyucu girişimlerdir. Gecikmiş ya da ileri vakalarda ise genelde kızarıklık ve nasırlaşmayı takiben diyabete bağlı yaralanma bulguları gözlenebilmektedir. Bu noktada hastaya nasır tedavisi bir podolog tarafından planlanabilir. Eğer yürüme analizi sonrası podolog kontrolünde nasıra yönelik tabanlık tedavisi uygun görülmüşse diyabetli bireylerde basınç bozukluğuna bağlı ülserasyonların oluşma riski bu tedavi yöntemi ile önlenmektedir.

Kaynak(lar): Sağlık Ocağım .NET (www.saglikocagim.net)

İlgili İçerikler

Yorum Yok

Bir Yorum Bırakın

Son Yazılar

Hakkımızda

Podoloji Türkiye, 2013 yılının Ekim ayından beri web platformlarını kullanarak “Podoloji” ve ayak sağlığını konu alarak içerikler üreten gayri-resmi bir projedir.

Bize Katılın

Bir podologsanız yazarlık için, hizmet veren bir podolog barındırıyorsanız işletmeniz için başvurabilirsiniz. Bu başvurular tamamen ücretsizdir.

Bu sitenin içeriği kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, hastalıkların tanı veya tedavisinde kullanılamaz. Site, Sağlık Bakanlığı’nın 15/02/2008 tarih ve 26788 numaralı yönetmeliği 29. maddesine göre ilgili konularda bilgilendirme amaçlı tanıtım ve ilan kapsamında hazırlanmıştır.

2020© Podoloji Türkiye – Tüm hakları saklıdır.
Geliştirici: Serdar Esentürk