Diyabetin Sinsi Komplikasyonu: Diyabetik Nöropati

D

Diyabete bağlı ayak üzerinde bir çok komplikasyonların gözlendiğini ve bu tabloların gelişim süreçlerinin temel bilgilerine blog yazılarımızca sıkça ele aldık. Bu yazımızda diyabetin en sinsi mikrovasküler komplikasyonu olan diyabetik nöropatiye değiniyoruz.

Diyabet Nedir?

Diyabetin tanımı, vücudun yeterli miktarda insülin hormonu salgılayamaması ya da salgılanan hormonun doğru şekilde kullanılamaması sonucu oluşan, yaşam boyu süren bir hastalık şeklinde özetlenebilir. Tip-I ve Tip-II olarak bilinen iki şekli bulunan bu hastalık beraberinde oluşturabildiği komplikasyonlarının olumsuz etkileriyle tanınmaktadır.

Önerilen Gönderi

Daha önce “Diyabet Nedir?” başlıklı yazımızı okumadıysanız hemen göz atabilirsiniz.

Diyabetik Nöropati

Diyabetik nöropati, Tip-I ve Tip-II diyabetin yaygın görülen ciddi komplikasyonlarından biridir. Kandaki şeker oranının uzun süre yüksek miktarlarda seyir göstermesi sonucu oluşan ayaktaki sinir hasarı tablosu olarak nitelendirilebilir. Diyabetin bilinen bir kaç komplikasyonunun yanı sıra bu durum yaklaşık 10 yıllık ya da üzeri geçmişi bulunan bireylerde sıklıkla gözlenir ve sinsi belirtiler göstererek fark edilmesinin güç olmasıyla tanınmaktadır.

Temelde diyabetik nöropatinin tutulan sinir yapısına göre 3 tipinin olduğu bilinmektedir:

  • Duyusal Nöropati
  • Otonom Nöropati
  • Motor Nöropati

Diyabetik Nöropati Nasıl Fark Edilir?

10 ya da daha uzun süreli diyabet geçmişi bulunan bireylerde sıklıkla rastlanan bu komplikasyon tablosu gündelik hayatta bir çok kişi tarafından fark edilememektedir. Oluşan sinir hasarı göz önüne alındığında, kişiye ait herhangi bir ağrı, acı belirtisi oluşturmaması bu tabloyu sinsi yapan temel özelliklerden biridir. Tabip ya da podolog kontrolünde uygulanan girişimlerle diyabetik nöropatinin varlığı ya da hangi aşamada olduğu rahatlıkla anlaşılabilse de gündelik yaşantıda bu durumun farkındalığında olabilmenin başlıca yaklaşımları bulunmaktadır.

  • Her duyunuzu önemseyin: Ayakta gelişen karıncalanma, uyuşma, yanma, zonklama gibi belirtiler olası sinir hasarlarının habercisidir. Bu bulguları göz önüne alarak farkında olunduğu andan itibaren mutlaka bir tabip ya da podolog kontrolünde bulunmanızda büyük yarar olacaktır. Göz ardı edildiğinde bu bulgular ilerleyen safha da kalıcı his kayıplarına ulaşabilmektedir.
  • Ayağınızı gözle takip edin: Günlük olarak ayağınızın fiziki durumunu gözle ya da dokunarak değerlendirin. Herhangi bir kızarıklık, soyulma, yaralanma durumlarının olup olmadığı konusunda gözlem sağlayın. Bu tür bulgulara rastlamış fakat herhangi bir ağrı hissetmiyorsanız nöropatinin temel seyrine ulaştığı ihtimali yüksektir. Çok geçmeden tabip ya da podolog kontrolünde bulunun.
  • Yalancı duyularınıza odaklanın: Sinir hasarları oluşmaya başladığında ayağınızın aslında sıcak olmasına rağmen üşüdüğünü ya da soğuk olan ayağınızın yanma belirtisi gösterdiğini gözlemleyebilirsiniz. Nitekim bu duyular meydana gelen sinir hasarlarının doğru olmayan etkileridir ve önemsenmelidir. Ayağınızın ısı durumunu elle ya da yakındalarınızdan destek alarak değerlendirin.
  • Ayağınızı koruyun: Ayağınızı olası travmalara karşı her zaman koruyun. Diyabete bağlı ayakta kuruluklar gözlenebilir. Ayağın temel ihtiyacı olan nem oranı olmadığında bu ayakta damar ya da sinir sorunlarına zemin hazırlayabilmektedir. Nitekim bunu göz önüne alarak ayağınıza podolog önerisinde krem uygulayarak nemlendirebilir, periyodik aralıklarla medikal ayak bakımları tercihinde bulunabilirsiniz.

Diyabetik nöropatideki en iyi önlem kan şekerinin kontrolü, tabip kontrolünde planan ilaç tedavisine uyum ve beslenme planından ibarettir.

Diyabetik Nöropati Nasıl Tedavi Edilir?

Günümüzde modern yöntemlerle dahi nöropatinin kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Son yıllarda gündeme gelen elektro dalgalarla sinir yenileme uygulamaları söz konusu olsa da kanıtlanmış bir metot ne yazık ki yoktur. Bu doğrultuda günümüz koşullarının sağladığı girişimlerle nöropatinin fark edildiği aşamada ilerlemesinin önüne geçilebilmektedir. Bu sayede kontrol altına alınabilir ve olası ileri risk faktörlerinin önüne geçilebilmesi hedeflenmektedir. Tabip ya da podolog kontrolünde uygulanan testler ile nöropatinin durumu ölçülebilmektedir. Bunun için genelde tercih edilen testler şunlardır:

  • Elektromiyografi / EMG (tabip tarafından)
  • Sinir ileti testi / NCS (tabip tarafından)
  • Monoflament testi (tabip ya da podolog tarafından)
  • Biothesiometer testi (tabip ya da podolog tarafından)
  • Diapozon (tabip ya da podolog tarafından)
  • Diğer

Bilinen bazı testlerin değerleri şu şekildedir:

Test AdıÖlçülebilir Değer AralığıNöropati Riski AralığıNöropati Teşhis Aralığı
Biothesiometer Testi0-5025-35 aralığında hissetmeye başlıyorsa0’dan 36-50 değerine kadar hissetmiyorsa
Monofilament Testi5.07 naylon ile 10 gr basınç0’dan 3-5 arası bölgeye kadar hissetmiyorsa0’dan 6-10 arası bölgeye kadar hissetmiyorsa

Yazar hakkında

Serdar Esentürk

Kocaeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu'nun Podoloji programından 2015 yılında mezun oldu. Ekim 2013 yılından bu yana "Podoloji Türkiye" çalışmasının proje liderliği ve yazarlığını üstleniyor.

Yorum ekle

Arşivler

Bizi Takip Edin

Sosyal hesaplarımızla size daha yakınız. İçeriklerimizden en hızlı şekilde haberdar olmak için sosyal hesaplarımızı takip edin.

Instagram