Diyabete bağlı motor nörapatinin ayak sağlığı üzerindeki etkisi

Diyabete bağlı motor nörapatinin ayak sağlığı üzerindeki etkisi

Avatar of Şahinde Esentürk
Bu yazımızda motor nöropatinin diyabetik ayak üzerindeki şekil sorunlarından ve Podolojik Yaklaşım’ından bahsediyoruz.

Diyabetli bireylerde ayak ülserlerinin oluşumu çok ciddi bir sorundur. Her 100 diyabetliden 20’si yaşamı boyunca en az bir kez ileri boyuttaki ayak ülserleriyle karşı karşıya kalmakta ve bunların hiç de azımsanmayacak bir oranı bu ülserler nedeniyle parmak ya da ayak ampütasyonuna maruz kalmaktadır. Diyabetik ayak ülserlerinden sorumlu en önemli faktörün diyabetik nöropati olduğunu söyleyebiliriz. Her 100 ayak ülseri tablosundan 70’inde mutlaka nöropati bulguları gözlenmektedir. Bu yazımızda motor nöropatinin diyabetik ayak üzerindeki şekil sorunlarından ve Podolojik Yaklaşım’ından bahsediyoruz.

Motor nöropati nedir?

Motor nörapati diyabetik nöropatinin sıklıkla ihmal edilen ve çoğu kez akla getirilmeyen bir komponentidir. Bazı hastalıklarda kas dengesizliği sonucu yürüme paterni değişebilir. Sıklıkla başparmakta kas dengesizliğine neden olarak ön ayakta şekil bozukluklarına yol açar. Motor nöropati nedeniyle intrinsik kaslardaki işlev bozukluğu, küçük parmaklarda “clawing” deformitesine meydana getirebilir. Bu olgularda metatarsofalangeal eklem hiperekstansiyonu nedeniyle göreceli olarak düşen metatars başı altında ve proksimal interfalangeal (PIP) eklem fleksiyonu nedeniyle de ayağın dorsalinde yaralar açılır.

Motor nöropatinin etkisiyle oluşan eklem deformasyonları, ayakta çekiç parmak (hammer toe), pençe parmak (claw toe), çukur taban (pes cavus) gibi yaygın şekil bozukluklarının gelişmesine neden olur. Bu şekil bozuklukları sürekli hareket halinde olabilen ayak yapısının ayakkabı kullanımıyla da birlikte anormal baskılara maruz kalmasına, cilt üzerinde hiperkeratoz belirtileri göstererek nasır oluşumuna yol açabilir. Şekil bozukluklarının ileri bir hal alması tırnak yapılarında da benzer sorunların ortaya çıkmasının temel sebebidir. Nitekim baskı ve deformasyona uğrayan ayak tırnaklarının sonucu Tırnak Batması (Onychocryptosis) ile sonuçlanır. Yaygın olarak rastlanan Charcot Deformitesi’ne de bu komplikasyonlar arasında yer verilebilir.

Diyabete bağlı motor nöropatinin eşlik ettiği ciltteki nasırlı dokular önlemi alınmadığında zamanla ülserasyonlara dönüşebilir.

Motor nöropatide Podolojik Yaklaşım

Diyabetli bireylerin düzenli aralıklarla podolog kontrolünde bulunmaları önemlidir. Podolog kontrolüyle ayağın kas, eklem, sinir, cilt ve damar yapılarının değerlendirmeleri sağlanarak önlem alma planını kolaylaştırır. Motor nöropatinin ayak kas yapılarını etkilemesi ayağın biyomekanik değerlendirmelerinin yapılmasını gerekli kılar. Biyomekanik değerlendirme ayağın ilgili tabip ya da podolog tarafından hareket halindeki izlenimlerinin gözlemlenmesini esas alır. Ayak belirli durumlarda belirli hareketleri yerine getiremiyor ya da getirmekte güçlük çekiyor bu durum tedavi planını şekillendirir. Egzersiz programları ya da ayak analizlerinin sonucuyla ayağa özel tabanlık uygulaması tercih edilebilir.

Nasırlı dokuların seyir göstermesi cildin baskıya maruz kaldığının tipik belirtilerindendir. Nasırlı doku üzerinde motor ve frez ekipmanlarının kullanımıyla podolog kontrolünde rezeksiyon işlemi uygulanır ve cildin mevcut baskısının dağıtılması planlanır. Bu baskının dağıtılması süreci “off-loading” sistemi olarak tanımlandırılır. Off-loading, ayağın maruz kaldığı baskıyı özel aparatlar, ortopedik materyaller ya da tabanlık gibi sistemlerle ortadan kaldırılmasını baz alır. Statik ya da dinamik yürüme analizleri lüzum halinde podolog tarafından uygulanır ve ayağın günlük aktivitesindeki tam zamanlı durumu değerlendirilir. Kimi zaman ayakkabı seçimlerinin de tabanlık kullanımıyla şekillendirilmesi gerekebilir. Tabanlığın doğru kullanımı ve ideal ayakkabılarla desteklendiği durumlar nasır oluşumunu ortadan kaldırırken ülserasyon riskini de yok eder.

Diyabette ayak sorunlarının belirti vermesini beklemek sakıncalıdır. Ayağın takibi sorunsuz ayaklar için 6 ayda 1 podolog kontrolünde sağlanmalıdır.

Düzenli podolog kontrolü ayakta ülserlerinin oluşumunu %45-%85 oranında engeller.

Total
40
Paylaşım
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Önceki Yazı
Podoloğa Danışın

Podolojik Yaklaşım nedir? neleri kapsar?

Sonraki Yazı
Koronavirüs (COVID19) ayak sorunlarınızı etkileyebilir mi?

Koronavirüs (COVID19) ayak sorunlarınızı etkileyebilir mi?

İlgili Yazılar